Dayanışmayla çoğalacağız

Kobanê Kadınları ile Dayanışma Kolektifi üyeleri, feminist duygularla desenlerini çizip mesajlarını yazdıkları kartları, tutsak Kürt kadınlar için demir parmaklıklar ardına gönderdi.

07 Aralık 2016 Çarşamba | Kadın

Beatrice, Alicia, Soma, Fatima, Sargon, Clotille, Camille, Elza, Loise... Kolektif üyesi kadınlar belki de hayatlarında ilkokul sıralarından sonra ilk kez boya kalemlerini ellerine aldı. Tutuklu Kürt kadınlar için feminist duygularıyla desenler çizdi, dayanışma mesajlarını gönderdi. 

Kobanê Kadınları ile Dayanışma Kolektifi, 2014 yılında DAİŞ’in Kobanê’ye saldırısıyla birlikte Paris'te akademisyen, öğrenci, kadın dernekleri aktivisti, aile planlaması departmanlarında çalışan sağlıkçı Fransız, Kürt, Arap, Türk, Basklı kadınların katılımıyla kuruldu. 

O günden bugüne Kürt kadınlarına dair her gündem onların da gündemi oldu. İlk olarak 2014 yılı Kasım ayında Kuzey Kürdistan'a giderek, Kobanê ve Şengal'den gelen Kürdistanlıların bulunduğu kampları ziyaret ettiler. Sınırda nöbet tuttular. Suruç ve Amed’de belediye ve Kürt kadın kurumlarını ziyaret ederek Kürt kadınlarının mücadelesini yakından tanıdılar. 

Fransa'ya döndükten sonra sayısız etkinlikle yaşanan savaş gerçeğini, Kürt kadın hareketinin ideolojisini Fransız kadınlara aktaran Kobanê Kadınları ile Dayanışma Kolektifi, öz yönetim direnişleri sürecinde de Kürdistan'daydı. Nisêbîn, Sûr, Cizîra Botan ve Amed'de çeşitli temaslarda bulunarak, yaşanan katliamı yerinde görmek, Kürt kadınlarının sesini Fransa'ya taşımak istediler. Gözaltı ve baskıya rağmen heyet olarak ziyaretlerini tamamlayıp Fransa'ya döndüler, sayısız etkinliğe katılıp yaşanan katliamı anlattılar. Bütün bu deneyimlerini bir kitaba dönüştürerek, binlerce insana ulaşmayı başaran Kolektif, Kürt kadın mücadelesi konusunda epey deneyim biriktirdi. 

Feminist duygularıyla desenler çizdiler

Kobanê  Kadınları ile Dayanışma Kolektifi, Kürdistan ziyaretleri sırasında Gültan Kışanak, Selma Irmak, Gürsel Yıldırım ve onlarca Kürt kadın kurum temsilcisiyle de bir araya geldi. Tanıdıklarının bazıları ise şimdi tutuklu. Kürdistan'da Kürt kadınlarına yönelik soykırım operasyonlarını kadının siyasal alanda kırımı olarak niteleyen Kolektif, tanıdıkları bu kadınlara yaptıkları kartlar ve Kolektif adına yazdıkları kısa mesajlarla ulaşmak için geçtiğimiz hafta sonu bir araya geldi. 

Beatrice, Alicia, Soma, Fatima, Sargon, Clotille, Camille, Elza, Loise... Kolektif üyesi kadınlar belki de hayatlarında ilk okul sıralarından sonra ilk kez boya kalemlerini ellerine aldı. Tutuklu Kürt kadınları için feminist duygularıyla desenler çizdiler. Çünkü gönderdikleri mesajın yanında bulunan kartların el emeği, kadın emeği olmasını istediler. 

Herkesin katkısıyla Kolektif’in ortak mesajları yazıldı. Hızla Türkçeye çevrildi. İlk kez kendi el yazılarıyla çevrilen metinler kâğıda Fransız kadınlar tarafından yazıldı. Renklerin armonisiyle desenler çizildi. Zarflar hazırlandı ve demir parmaklıklara doğru yol aldı. Cumartesi'nin adı bu kez Paris'te feministler için "Kürt Kadınlarıyla Dayanışmaydı!"

 

Özgür basın tutsak alınamaz

JINHA muhabiri  Zehra Doğan’a yazılan mektup: 

Kadın yaşam ve özgürlük ilkesiyle haberin dilini kadın iradesiyle ortaya koyan yayın organı JİNHA'nın bürosunu, Türkiye'ye yaptığımız bir ziyarette görmüştük. Üreten, mücadele eden, her alanda irade olan kadın kimliği, gazeteci kimlikler bize güç vermişti. Özgür basın iradesi elbet tutsak alınamaz. Orada da üretmeye devam edeceğinizi biliyoruz.  Şair derki "Güzel günler göreceğiz çocuklar". Güzel günler umudu ve inancıyla merhaba, sevgi ve saygıyla. 

 

Sınırlar ve zorluklar aşılacak

HDP Colemêrg Milletvekili Selma Irmak’a yazılan mektup:

Savaş bölge coğrafyasında derin yaralar yaratmıştı. Sınırları her gün binler aşıp geçiyordu. Sizler gelenleri en içten duygularınızla karşıladığınız günlerde bizim de yolumuz Türkiye'den geçti. Hem savaş ortamını görmek hem de gelen göçmenlerin ne durumda olduğunu görmek için geldiğimizde, Kasım 2014 yılında en içten duygunuzla bizi karşılamıştınız. Kadın dayanışması, kadın deneyiminin paylaşımı konusunda karşılıklı olarak öğrendik, çoğaldık. O gün bize söylediğiniz gibi herkes yerinde mücadelesini büyütmeli. Sınırlar ve zorluklar biraz da böyle aşılacak. Sizin için  bu bir ilk değil, zorluklar yıldırmayacak biliyoruz. Birlikte çoğalacağız. Sevgiyle... 

 

Her karanlığın bir aydınlığı var

HDP Mêrdîn Milletvekili Gülser Yıldırım’a yazılan mektup: 

Mart ayının ilk haftasında Fransız, Bask, Kolombiyalı kadınlar olarak Cizre için Türkiye'de bulunduğumuzda bütün yaşadığınız zorluk ve karmaşa ortamında merhabanızı bizden eksik etmemiştiniz. Şu an Türkiye'de yaşananları yakından izliyoruz. Tutuklandığınızı öğrendik. Böyle koşullarda parmaklıkları küçük bir mektupla da olsa aşıp, merhaba demek istedik. Biliyoruz her karanlığın bir aydınlığı var. Bütün yüreğimizle Fransa'dan kadınlar olarak sizinle olduğumuzu bilmenizi istiyoruz. Sevgi, dostluk ve feminist tüm duygularımızla!

 

Özgür ruhlu kadınlara…

HDP Mêrdîn Milletvekili  Sebahat Tuncel'e yazılan mektup: 

DBP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel için yazılan bir mektup örneği: Şu an Fransa'da bir araya gelmiş, parmaklıkların ardındaki özgür ruhlu kadınlara birkaç satırla da olsa ulaşmaya çalışıyoruz. Belki kişisel olarak tanışmıyoruz ama kadın deneyiminin sembolü olarak kimi zaman baş eğmez tutumunuzu bazen kadınlar için ürettiğiniz fikirleriniz ulaştı bize. Fizik olarak bazen birbirini görmek, görmek değil biliyoruz. Görmek; acının, tatlının ve yaşamın her alanında dayanışması anlamını taşıyor. Paris Kobanê Kadınları ile Dayanışma Kolektifi olarak en içten duygularımızla, feminist iddiamızla sizinleyiz. Sevgiyle... 

 

Bize aktardığınız güven bizi büyüttü

Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gülten Kışanak’a yazılan mektup: 

Yıllar bazen zorluklarıyla çok şey katar insana. Bazen erken büyütür. Güç verir. 2014 yılı Kasım ayında bir heyetle geldiğimizde bizi makamınızda karşılamıştınız. Yaş ve deneyim olarak belki tüm yaşadıklarınız karşısında çok gençtik. Bizimle konuştuğunuzda; bize aktardığınız güven, deneyim bizi büyüttü. Her zorluğun olduğu ortamda, yeniden üretimin olanağının olduğunu şahsınızda gösterdiniz. Bir gün hep birlikte hayatı değiştireceğimiz inancıyla Fransa'dan merhabamızı iletmek istedik. Karanlıkta, aydınlıkta her yerde birlikte, yeni yollar, yeni umutlara yol alacağımız inancıyla, sevgiyle…

SELMA AKKAYA / PARİS YENİ ÖZGÜR POLİTİKA
http://www.yeniozgurpolitika.org/index.php?rupel=nuce&id=63927